11 Aralık 2017

Temettüler, Riski Azaltmaktadır

Sermayenizin getirisi basitçe bir yatırım getirisi (ROI) 'dir. Para kazanmak için bir şey getiren bir şeye para yatırırsanız, geri dönüş ROI'dır. Bu yatırımın gelir getirip getirmediği ya da sadece fiyattan değer kazanması önemli değil. Diyelim ki, temettü ödemeyen bir hisse senedi satın alalım:
ABC Şirketi'nin 10 hissesine 1000 dolar ödersiniz. Bir yıl sonra, 10 hissenizi 1.200 $ karşılığında satıyorsunuz. Sadelik uğruna vergi ve komisyonları bırakacağım. Dolayısıyla satıştan elde edilen 200 $ kazancınız ROI'ınızdır. Bir yıl boyunca% 20 geri dönüş, bu hiç de fena değil. Bunu defalarla tekrar edersen iyi yapmalısın.
Şimdi, bu senaryo iyi iş çıkardı. Bu arada büyük ihtimalle karnınızı doymuş olmalıydınız, ancak başlangıç ​​sermayenizin tamamı, size önyüklemek için güzel bir kazanç ile geri döndü.
Peki o varlık değerlenmediğinde ne olur?
Biyelim ki ABC Şirketi'nin 10 hisse başına (100 $ hisse başına) 1.000 $ satın aldığını ancak bir yıl sonra şirket Bay Piyasanın hoşuna gitmeyen bir şey duyurduğunu ve aynı 10 hissenin şu anda sadece 800 $ değerinde olduğunu varsayalım. Temel bilgiler değiştikçe ve yatırımınızdan (200 $) bir kayıp elde ederseniz haberleri satmaya karar verdiniz. Yani% 20'lik bir saç kesimi yaptınız, yani ROI'niz% -20'dir.Sadece bir kar elde ettiniz değil, aynı zamanda başkentinizden bir kısmını kaybettiniz. Artık başka yerlere yeniden yatırım yapmanız gereken sermaye daha küçüktür.

Temettü Yasası Bir Arabellek Olarak Davranır

Herhangi bir temettü ödemeyen hisse senetleri, getirilerinin Bay Market'in merhametine tamamen uyduğu anlamına gelir. Kâr payı, piyasa ile sermayen arasında "tampon" bir tür olarak hareket ettiğini söylemekten hoşlanırım ve bunun nedeni , bir şirketten bir hissedar olarak doğrudan temettü akışı sağlamasıdır . Onlar borsa bypass tamamen ve her ikisi de ROI olarak işlev nereye gidiyor bu ilginç ilişki, aynı zamanda sermayenin dönüşü var neden bu kadar işte.
Kâr payı veren bir şirkete yatırım yaparsanız (düzenli olarak yükselttiyseniz daha iyi) doğrudan şirketten sermaye alıyorsunuz demektir. Şirketin hisse senedi fiyatına ne olursa olsun, o şirket size para gönderiyor. Başlangıçta şirketle birlikte yatırım yaptığınız sermayenin dozu doğrudan temettü ödemeleri şeklinde size iade edilir. Dolayısıyla, hisse senedi fiyatı (şimdiye kadar sattıysanız) YG'nizin nihai sonucunu etkileyerek salınabilir, ancak başlangıçta yatırım yaptığınız sermaye yavaşça size geri gönderildiğinden, riski bir defada bir temettü indirimi düşürülüyor. Sonuç olarak, yatırımınızı yeterince uzun süre elinde tutarsanız ve şirket o zaman diliminde temettü ödemeye devam ederse, sermayenizin tamamı size iade edilecektir, yani herhangi bir hisse fiyatının takdir edilmesi sizin için esasen hiç risk taşımaz.
Temettüler, elde edebileceğiniz veya edemediğiniz herhangi bir sermaye kazançına ilave edildiklerinden toplam getirinizi etkilemekle birlikte, düzenli bir şekilde temettü ödemeleri gönderdiğiniz bir şirket olarak sermayenizin bir dönüşü olarak işlev görürler.
Bu yüzden, ilk senaryoyu kullanarak önceki örneğe geçelim. Bu sefer ABC Company hisse başına 3.00 $ / yıl temettü ödedi (% 3 verim).
İlk koşulda, hisse fiyatının 100 $ 'dan 120 $' a kadar yükseldiğini fark ettiniz, ancak şimdi de hisse başına 3.00 $ 'ı bir temettü şeklinde topladınız. Dolayısıyla, yatırım getiriniz az da olsa% 23 -% 20; sermaye kazançları ve% 3'lük bir temettüdür. Bu senaryoda, hisse başına 3.00 dolar doğrudan şirketten ve sermaye kazançlarında hisse başına 20.00 dolar topladınız. Yani, yalnızca toplam kazanç açısından söylendiğinde ve yapılan ödemede 1.230 dolarla kalmazsanız, doğrudan şirketten aldığınız 30 dolar, iflas etmiş olsanız bile riskiniz olan sermaye anlamına gelir, sadece 970 dolar.

10 Aralık 2017

Borsada Kartopu Oluşturma

Her ne kadar yeni bir kavram olmasa da, kâr payı büyüme portföyünü bir kartopu olarak düşünmeyi seviyorum.
Gerçekten dik bir tepenin üstünde durduğunuzu hayal edebiliyorsanız, kar kartınızı sıfırdan inşa etmek, bazı karınızı ellerinizle almaya başlar. Kâr payı yatırımcısı durumunda kar, başkenttir.

Kartopu Analojisi

Kartopu benzetmesi oldukça kolay çünkü bileşiklerin birikimi sonunda elinde tutuyor. Bir avuç kar alıp topa atın ve topu yokuş aşağı atmaya başlayın. Zamanla, gittikçe daha çok kar biriktikçe, sonunda daha büyük ve daha büyük hale gelir. Umut sonunda bir kere dönmek - küçük bir kartopu kendini yönlendiren bir makineye dönüştürecek. Gittiğinizde taze kar ekleyerek kendiniz uzun yıllar boyunca bu kartopisini iteceksiniz. Ancak sonunda kartopu kendiliğinden toplanıyor.
Bu şey kendiliğinden yokolduğunda, bir sürü işin hafifleteceksin. Ve sonunda burada olmak istiyorsun!

Bileşimin Gücü

Bu işi gerçek sayılarla görebilirsiniz.
Sadece yatırım 1.000 tl bir de % 8 , dönüş aylık birleşik , dönüşür 40 yıl sonra  2427339  tl Yani ilk 1000 tl alıyorsunuz, ki bu çok kar gibi gözükmüyor. Ancak onu dik ve yeterince uzun bir tepenin altına yatırırsan, sonuç olarak oldukça büyük bir şey bulursun. 1.000 tl kendiliğinden fazla temettü geliri sağlamayacak, ancak yaklaşık% 25.000,% 4'lük bir verim varsayarak yıllık 1.000 tl 'lık temettü geliri üretecektir.
İlk yatırımınız her sene geri döndü.
Fena değil! Burada illüstrasyon uğruna vergileri ve enflasyonu görmezden geliyorum, ancak nispeten az miktarda kar ekledikten sonra ne olacağını görebiliyorsunuz ve bu kartopuna rulo için yeterince uzun bir rampa veriyorsunuz.
Bileşimin gücü gerçektir. 

Makul Bir Dev Kartopu Oluşturun

Amaç, kar fırtınasını makul derecede mümkün olduğunca geniş bir alana inşa etmektir, halen yol boyunca kendinizden zevk almaktadır. Hayatınızı, yalnızca mümkün olan en canlı yaşama götürmeyeceğiniz en büyük kartopunu inşa etmekle yetinmekle yetinmekle birlikte, kartopu ne kadar büyük olursa, kartopu da o kadar çok olur ki, daha pasif temettü geliri elde edersiniz büyük olasılıkla üreteceksiniz. Ve üretebileceğiniz daha pasif gelir, sizin için önemli olan şeylere vakit ayırmak için daha fazla zaman. Zarif bir denge, ancak çok fazla ayakkabı kalıbı uzunca bir yol kat ediyor.
Ancak bütün bu kartopu binasının fantastik bir yanı, yeterince büyük olanın açıkça kendi başına kar toplamaya başladığı gerçeğidir. Sıfırdan bir kartopu oluşturmak, sizin yerinize gitmeden çok fazla işi gerektirir. Etrafta dolanıp elinden gelen kadar beyaz şeyler kazıyorsun. Bu karı harika bir çevreye koyarsınız ve onu yere yığarsınız. Tepeden aşağı atmaya başlıyorsunuz ve gittikçe daha fazla kar alıyorsunuz. İlk bakışta çok eğlenceli görünmüyor.
Fakat zamanla çok daha eğlenceli hale geliyor!



9 Aralık 2017

Temettü en iyi emeklilik planlama stratejisi midir?

Önceden planlamak, özellikle para gerektirdiğinde yapmak asla kolay değildir. Bununla birlikte, yaptığınız tüm plan ve tasarrufların yaşam tarzınıza karar vereceği bir zaman geliyor. Bu zamana "emeklilik" denir. İstatistikler, 10 kişiden 6'sının, emekliye ayrıldıklarında para ile ne yapacaklarını hiç düşünmemiş olduğunu ve bu uygun tutum olmadığını gösteriyor


Emeklilik için nasıl planlanır?

Belli istatistiklerin arkasında, 10 kişiden 6'sının emeklilik planlarını hiç düşünmediğini söyleyen pek çok neden var. Bazılarının bu konuda bir şeyler yapacak vaktimiz yok. Diğerleri, kendilerini yaşlılar için kazanmayı sağlayacak maddi imkânlara sahip değilken, birçoğu, üşütük bir sonsuz gençlik döneminde yaşıyor; burada yaşlı olduğunuzu düşündüğünüz kişi bile gülünç durumda.
Bununla birlikte, yaşlı benliğinizin maddi olarak güvenli bir vakit geçirme zamanı olduğuna karar vermeniz durumunda, düşünmeniz gereken bazı adımlar şunlardır:
  • Kendiniz için gerçekçi hedefler belirleyin . İstatistikler, emeklilerin% 39'unun harcamalarını olduğundan fazla tahmin etmediğini ve aslında işe gittikten sonra arttığını gösteriyor. Dolayısıyla, bu tavsiye bölümü, dikkatli olmanızı ve mümkün olduğunca doğru bir şekilde yaşlı bir kişi olarak harcayacağınız şeyleri hesaplamanız gerektiğini ifade eder. Böylece, parayı buna göre kenara koymaya başlayabilirsiniz. İlk bakışta korkunç görünebilir, çünkü tasarruflarınız oldukça yüksek olacak, ancak çalışmayı bıraktığınızda rahat olmanız gerektiğini unutmayın
Uzman yardım isteyin.

Online hesaplama araçlarından faydalanın.

 Emeklilik fonlarına yetişebilmeniz için tasarruf etmeye devam edin .

Emeklilik tarihinizi planlayın. 
  • Bazen, ne kadar çok kazandığınız önemli değil, özellikle erken başlamazsanız yeterli olmaz. Bu durumda, emekliliğinizi ertelemek zorundasınız. İyi haber, bol miktarda şirket sahibi olacaksınız çünkü gittikçe daha fazla insan çalışma çizgilerinde bir süre daha kalmayı tercih ediyor. Bu, şirketinizin emeklilik planından en iyi şekilde faydalanabilmeniz için mükemmel bir fırsattır, özellikle onlarla birlikte beklemeden daha uzun süre kalıyorsanız.
  • Dengeli Borçlanma. Emeklilik fonlarıyla ilgili kritik bir sorun, kalan borçlardan kaynaklanabilir.Yapabileceğiniz en iyi şey, hala çalışırken ve her ay kredileri ödemeye yardımcı olmak için sürekli para kazanmaya çalışırken hepsini ödemeye çalışmaktır. Emekli olduğunuzda bunu yapmak için tasarruflarınıza dokunmanız gerekir ve bu beklenmedik sonuçlar doğurabilir.
  • Beklenmedik durumlara hazırlanın. Konuya devam ederken, umulmadık da emekli olmanın önemli bir parçasıdır. Beklediğiniz şeyler ömrünüz boyunca yalnızca emekli olduğunuzda değil, iş yaptığınızda değil, işinizde sağladığı sabit nakit akışı nedeniyle daha iyi karşı karşıya kalabilirsiniz. Bir kez daha sağlık sorunları, cerrahi ve ev ile ilgili konularda beklenmedik şeyler, tasarruf bankanıza ulaşmanızı sağlayacaktır.

Tememttü sizin için en iyi emeklilik planımıdır?

Aslında temettü olup olmadıklarını düşünmeden önce, bir emeklilik planı seçerken gelmek için en iyi yol, öncelikle temettülerin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını anlamanız gerekir.
Belli bir kişi veya yatırımcı bir hisse senedi satın aldığında, otomatik olarak hisse senedi çıkardığı şirketin kısmi bir sahibi olurlar. Bu nedenle, şirket kâr ederse, yatırımcı ile paylaşmalıdır. Bu iki şekilde yapılabilir:
  1. Hisse başına bir temettü ödemek;
  2. Şirket hisse senedi fiyatı zamanla büyüdükçe yatırımcının hisselerini daha değerli hale getirmek.
Şirketler genellikle her çeyrekte nakit olarak temettü ödüyorlar. Tercih edilen hisse senedi sahipleri her zaman sabit getiri oranlı temettü elde edecek ve hisse senedi sahipleri değişken oranlarda ödeme alacaktır.
İşte sizin için mükemmel bir emeklilik planı olup olmadığına karar vermenize yardımcı olabilecek kar dağıtımının bazı artı ve eksileri.
Artıları:
  • Potansiyel olarak daha yüksek kazançları vardır, bu da başlamak için yatırım yaptıklarınızdan daha fazla para kazanabileceğiniz anlamına gelir.
  • Yatırımcı olarak, uzun vadede yükselen enflasyona karşı korunmak için daima temettü kullanabilirsiniz.
  • Yukarıda bahsedilenler gibi yatırım yaptığınız bazı şirketler karı geri getirmek ve asla iflas etmemek için neredeyse olumlu davranıyorlar.
Eksileri:
  • Temettüler ve yatırımlar söz konusu olduğunda bir numaralı endişe, piyasanın gerçekten değişken olması.
  • Kâr payları garanti edilemez; bu, hiç para kazanmayacağınız anlamına gelir ve tüm varlığınızı bu tek gelir kaynağına dayandırdığınızda bu ciddi bir konudur.
  • Temettülere daima sıradan gelirlerle aynı oranda vergi uygulanmaktadır; bu, yaptığınız para için yüksek vergileri ödemenize son verebileceğiniz anlamına gelir.
Son birkaç yıldır, insanlar gelecekteki emeklilik planlarının ne olacağına giderek daha fazla ilgi gösterdiler. Örneğin, Kanada'daki Liberal Parti'nin kampanyalarının bir kısmını umut verici emeklilik desteğine dayandırmasının nedenlerinden biri budur. Altın yıldır para biriktirmenin bir yolunu bulmanın ülke çapında bir eğilimi var gibi görünüyor, bu yüzden neden temettü denemiyorsunuz?


8 Aralık 2017

Durumu sallantıda olan şirketlerden uzak durun



Bir hisseden zarar etmek ayıp değildir. Bu, herkesin başına gelir. Ayıp olan şey bir kuruluşla ilgili temel verilerin olumsuz olduğunu bile bile hisselerini elde tutmak, hatta daha fazla almak. Bana zarar getiren kuruluşların sayısı fiyatları 10 katına çıkan hisselerin sayısından daha fazladır, ama ben bu kuruluşlar birer birer iflas ederken hisselerini çoktan elden çıkarmıştım

X hissesi sallantıda olunca 40 dan 20 ye düşerken satmıştım. Çoğu k,şi bana fırsat olduğunu söylüyorlardı. 10 a 4 e düştü.  Bana mutlaka hisse almam gerektiğini konusunda ısrar ediyorlardı. Kendi kendime, bir hisse için ne kadar para ödersen öde, değeri 0 a düşünce yüzde 100 zarar etmiş olursun diye düşündüm. Ve bütün tavsiyelere kulak tıkadım.

* Bu hisseler borsaya ilk sunulduklarında yoğun ilgi görmüşlerdi ancak bu ilgi fazla uzun ömürlü olmamıştı. Beklentiler o kadar yüksekti ki hisselerin o kadar kar getirebilmesine imkan yoktu ve kısa süre içinde yatırımcıların çoğu hisse senetlerini satmışlardı. Sonra unutmuşlardı.
*Sigorta sektörüne teşvik verilirken yatırımcılar yakında gerçekleşecek kazanç artışı ile hiç ilgilenmiyorlar, son derece düşük olan o günkü kazanca bakıyorlardı.

*Bu şirket araç üreticilerine ve tamirhanelere cam, kablo, ayna ,emniyet kemeri, civata  ve hidrolik sistemleri satmaktadır. Bu işletme mezunlarını uyutacak kadar sıkıcı malzemelerdir
* X hissesi sorun yaşıyordu ve 34lira idi hisse başına 34 lira nakiti vardı. Fabrikaları yan kuruluşları bedava alıyordunuz

*5 dolara alıp 10 dolara sattım sonra 70dolar olan x şirketi.  Birkaç ay tutuğum hisse senetlerini satmayarak daha fazla beklemem gerektiğini görüyorum. Bu da hisselere körü körüne bağlılık değil, durumları gittikçe düzelen kuruluşlara şans tanımak olarak yorumlanmalıdır. (adel)

* Eger birileri fiyatı 10 a 50 ye katlayan bir hissenin daha fazla büyüyemiyeceğini söylerse çıkarıp wall mart grafiğini gösterin. Wall mart hisseleri çok artsada ülkenin sadece %15inde vardı ve daha %85 büyüme potansiyeli vardı.

* Döngüsel şirketler

Aluminyum, kağıt, çelik, otomobil, kimyasal maddeler ve ucak üreticileri ekonomik canlılık durgunluğa doğru yükselip inmesi herkesin bildiği düzendir. Genelde hisselerin F/K oranının düşük oluşu olumlu algılanır, ancak bu döngüseller için böyle değildir. Döngüsellerin F/K oranları düştüğü zaman genellikle şirketlerin dönemlerinin sonuna geldiğini gösteriri. Bunun tersine, çoğu hisse için olumsuz algılanan yüksek F/K oranı döngüseller için iyi haber demektir, bu şirketin en durgun dönemlerini geride bıraktığı ve yakında işlerin canlanmaya başlayacağı, kazançların analistlerin beklentilerini aşacağını ve fon yöneticilerin hisselere hücum edeceğini gösterir. Yani hisse fiyatı yükselecektir. En büyük tehlike fazla erken almak ve sonra da umudunu yitirerek hisseleri satmaktır. Hisse fiyatı düşük ancak bilançosu sağlam bir döngüsel şirketin eninde sonunda tekrar değerlenmesi kaçınılmazdır. Döngüsel bir şirkette sorulacak en önemli soru şirket bilançosunun bir sonraki durgunluk dönemini atlatabilecek kadar sağlam olup olmadığıdır.
Döngüsel x şirketi 90da 23-36 dolara satıldı geliri 6.5 dolardı yani F/k 3.5-5.5 arasındaydı. Kazanç 3.9 dolara düştü hisse fiyatı 39 dolardan 26 dolara düştü. Daha fazla düşmemesi yatırımcıların uzun vadede durumunun düzeleceğini düşünmelerinden olabilirdi. Ya da belki döngüsel yatırımcıları yeni döngüyü başlatmakta acele etmekteydiler.
 Döngüsel şirketlerde çok fazla kalırsanız karınızı kaybedersiniz. Döngüsel şirketleri zamanında satmasını bilmek çok önemlidir Ekonomik hareketlenme döneminin ortasına geldiğimizi, yeni araba almak isteyenlerin çoktan alımlarını yaptıklarını düşünmeye başlamıştım. Benim araştırmalarım otomobil firmalarını inceleyen analistlerin gelecekte kazançların yükselmeye devam edeceği ile ilgili tahminlerinin biraz iyimser olduğunu gösteriyordu. Pörtföyümdeki araba firmalarını azalttım. Chrysler bir hissenin iyiden kötüye ne kadar hızlı kayabileceğine mükemmel bir örnek 4,66 kazanç, 1 yıl sonra 4 lira kazanç beklenmekteydi. Ne var ki 1 yıl sonra sadece 1 lira kazanabildi. 2 yıl sonra 30 kuruş 3. Yılda zarara girdi. Ben hissenin sonunun böyle olacağını önceden tahmin ettiğim için çoktan satmıştım.
*10 yada 2 yıl önce aldığınız bir hisse tekrar almaya değer olabilir. Eski hisselerle bağımı koparmamak için yanımda taşıdığım kalın defterimi bu hisselerin 3 aylık ve yıllık raporlarında belirtilen önemli noktaları ve hisseleri alıp satmamın nedenini kaydederim
* Bu bilançoda bakarken toplam sermayenin %31’i oranında borç olduğunu gördüm. Bu da beni rahatsız etti. Hemen defterimin bir köşesine not ettim.
* Araştırma yaparken bahçe malzemelerinin konut piyasasındaki canlanmadan en az avize ve bulaşık rafı dükkânları kadar yararlanacağı kafama dank etti.
* Kötü sanayideki iyi kuruluşların birkaç orak noktası vardır. Bunların işletme masrafları son derece düşüktür ve yöneticilerine de tasarrufa özendirirler. Bu kuruluşlar borçtan kaçarlar. Şirket içi kast sistemi oluşturmayı reddederler. İşçileri yüksek maaş alır ve şirketin geleceğinden çıkarları vardır. Bulundukları sanayide daha büyük ve şirketlerin gözden kaçırdığı özel uzmanlık alanları yani nişler bulunur. Hızlı büyüyen sanayilerdeki şirketlerden de daha büyük bir hızla büyürler. Gösterişli yönetim kurulu salonları, astronomik yönetici maaşları, orta ve alt kademelerde moral bozukluğu ve vasat performans el ele giden unsurlardır.  Aynı şey bu durumun tersi içinde geçerlidir. Şatafatsız yönetim kurulu salonları, mantıklı ölçülerde yönetici maaşları, motivasyonu yüksek orta ve alt kademe maaşı ve düşük borçlanma genellikle beraberinde mükemmel bir performans getirir.
* yıllık raporunda en az rekli fotograf bulunan şirkete yatırım yapın.
* Şirketin avantajı sıfır broç ve düşük sermaye harcamasıydı. Neden düştüğünü araştırdım.
* Faizler temettü oranları %6 aşıyorsa bekle yada çık.
* X şirketinin F>/k oranı 20 idi ben senede %25 büyüyen bir şirkete vermeye razıydım
* Ben karlı şirketleri aramayı taşların altında solucan aramaya benzetirim, eğer 10 taş kaldırırsanız bir solucan bulursunuz. Eğer 20 taş kaldırırsanız iki tane bulursunuz
* Sahiplerinin tamahı(fazla hızlı yayılan başarısızlığa mahkum bir çok kurlulş gördüm ben.
* Bir hissenin umulandan daha başarılı olabilmesi için şirketin hak ettiği ilgiyi görmemesi gerekir. İlgi görüyorsa zaten yüksek fiyattan alıcı bulacaktır. Borsadaki yaygıun kanı sizinkinden farklıysa gelişmeleri sürekli izlmek gereksiz yere iyimser davranmadığınızdan emişn olmalısınız. Eski x şirketi insalarda öyle bir iz bırakmıştıkı yeniş doğpan şirketi fark edemediler.
* Yılda %25 büyüyen ama F/K oranı 20 olan bir hisseyi bulunca hiç kaçırmayın.
*Borsa şişince yüksek fiyatlı bir borsada satın almaya değecek hisse bulunamaz.
* KY kurduğu yatırım kulüplerinin %75’i borsa ortalamasının üstündedir. Üyeler kendilerine yaptıkları alımlarda daha başarısızdırlar. Bir çuval inciri berbat eden ani alım ve satımları yok, düzenli ve disiplinli alım yaparlar. Aydan aya alanlarda benzer faydayı sağlayabilirler. Bu hisselerin düşük olduğu dönemlerde uygun fiyatlı hisse senedi alınmasını sağlar. Bu dönemlerde bizler dünyanın ve finans sektörünün sonunun geldiğini söylerken kulüpler alıma devam ettiler.
Ekonomiye hiç kafa yormaz, borsanın durumunu vurdumduymazlıkla izler
Alımlarını aksatmadan düzenli aralıklarla yaparsan, borsadan emin olduğunda alan, emin olmadığında da çıkan kişiden daha çok kazanabilirsin.
*
 Hafta sonları oturup kara kara düşünmekten vazgeçin ve tvdeki kötü haberleri görmezden gelin. Hisse satacaksanız bu şirketin durumu kötü olduğu için olsun, dünyanın  sonu geldiği için değil.
Kimse faiz oranlarının izleyeceği yönü, ekonominin gidişatını ya da borsanın gelecekteki durumunu önceden tahmin edemez. Bu tür tahminlere hiç kulak asmayın ve yatırım yaptığınız şirketlerdeki gelişmeler üzerinde durum.
Borsadaki yatırımcılar başarılı ve zekidirler. Mükemmel şirketleri bulurlar.
Kazanmanı belirleyen kişiliğindir. Kaderini kafan değil, kişiliğin belirler. Eğer en ufak panikte elinizdeki bütün hisseleri satacaksanız borsadan uzak durun.
1. Aklı ve sağduyuyu engelleyen kazanma hırsıyla yüksek riskli işlemler yapmak, ihtiyaç olan parayı borsaya sokmak.
Şirket sallantıda ise ve sahibine güvenmiyorsan asla alma.
Beklentisi yüksek, özellikle küçük şirketleri F/K oranı uygunsa al.
Yani kar etmeyen hisse alınmaz.
 2. Bay piyasa senin aldığını göremeyebilir. Ama uzun vadede mutlaka görmek zorundadır.(Kendine güven ve sabır)
Benimkinin de sırası gelecek, sabırla kuyrukta bekle. Hisse fiyatını değil, şirketi takip et.
Tüyoya, söylentilere hiç itibar etmem.

3 Kaybetme korkusuna rağmen işlem yapabilmek (krizde cesaret!)
   Kaybetme korkusuna rağmen uzun süre durabilmek (krizde sabır!)
Borsadan korkup kaçmamanın en iyi kolay yolu düzenli aralıklarla aydan aya alım yapmaktır.

Bu iş dinamik bir süreç, bazen en iyi yatırım bankada paranın durmasıdır. İlk kuralım kazanmak için kaybetmemelisin. Kara listede olmamalı.Şirket sallantıda olmamalıdır. Bir şirketin mali durumunu iyice anlamadan yatırım yapmam. En fazla zarar getiren hisseler bilançoları zayıf olanlardır. Borçları ödeme gücü mutlaka olmalıdır. Kar ediyor, yada döngüsel olmalıdır. Tüyo, söylentileri hiç itibara almam.
6 ayda bir havayı koklarım, hangi sektörlerde fırsatlar var bakarım. Güncel makroekonomiye bakarım.
Faizler düşükse taş-toprak-cam, 2.el araba fiyatlarından ve araba satışlarında otomobil, büyümeden-sanayi üretiminden kimya- metal vs. bakarım. Sektörlere sağlanan teşvikleri fayda ve zararlarını izlerim.
Bildiğim, anladığım sektörler ve işlerde yatırım fırsatlarını kollarım.
Canlanacağını tahmin ettiğim sektör hisselerini belirlerim.
Sorun yaşayım hızlı düşen iyi şirketleri takibe alırım.
F/K ve özsermaye karlılıklarına, artan karlılığa ve sürekliliğe göre
En iyileri belirler ve  bunları sonuna kadar araştırırım. İçime sinen, sinmeyenleri not alırım. Olumlu yönlerini yazarım.
Şirketin satışlarının neden arttığını ve artıp artamayacağını incelerim.
Şirkette kazanç artışı olası değilse alamam. Genişleme olanağına dikkat et.
Şirketi gruplandırırım, sektör ve özelliklerine göre…

Aldıktan sonra

Düzenli aralıklarla kontrol edebileceğin kadar hissem olur.
Ekonomiye hiç kafa yorma, borsanın durumunu vurdumduymazlıkla izle.
Alımlarını aksatmadan düzenli aralıklarla yap.
Alım için veya beklemek için sebeplerin olur(Duygusal değil)
Yıllık 3aylık raporları okuyarak ve şirketleri arayıp son gelişmeler hakkında bilgi alarak geçirebilirsiniz
Hisse kazançlarının artmakta olduğundan emin olun.
Bazen almak için iyi bir hisse senedi bulunamayabilir ve elinizdekiler en iyilerdir.
Bir hissenin fiyatının değişmemesi onu elden çıkarmak için bir neden olmaz.
Durumları gittikçe düzelen şirketleri satmayıp şans tanımalısın(adel,Ttrakt)
6ada bir büyük chek up.1.F/K oranı hala uygun mu? 2 kurulusun kazançlarını arttırabilecek yeni gelişmeler var mı? 3.Bilanço nasıl.

Sonuç1. Durun eskisinde iyi--- Arttır.2. Durum kötüye gitmiş---Azalt.3. Durum aynı.--- tut yada daha iyileri araştır.
.Aynı anda 5 hisse bulundurmak iyidir.6. ayda tavsiye ettiğim kuruluşlardan daha iyileri var mı. (taşların altına bak)

X şirketinin fiyatı 2 katına çıktı şirket durumu çok iyidaha da al.
Hisselerin fiyatlarının iniş-çıkışına kapılınca hissedar olmanın bir şirkete ortak olmak olduğunu unutabilirsiniz. elinizde bir kuruluşun hisse senetleri varsa gelişmeleri yakından izlemelisiniz.
Hissenin fiyatı çok düşerse baştan aşağı göz gezdirin. Eğer şirketin durumu iyiyse hissenin %50 düşmesine sevinin. Önemli olan değer kaybetmesi değil, neden kaybettiğidir.
Fiyatları gerçek değerinin üzerine çıkan riski az, sağlam kuruluların hisseleri genellikle düşer ya da bir-iki yıl yerinde sayar.

Hissenin fiyaı uzun süre kazançların fazla üzerinde seyredemez.
karlı görülen hisse bulamıyorsanız paranızı bankada tutun.
* Şirket hala büyüme çağında olmalı. Küçükse kazancı daha büyük olur. Uzun vadede bunları almak daha karlıdır. Şirketin adının çok duyulmamış olması da önemlidir. Uzun vadede en fazla getiren hisselerin borsa düşüşlerinde en fazla değeri kaybettikleri şaşmaz bir kuraldır.
Nedeni kaydederi

��Hiix?���i hisselerini alıyor mu?
4. Kazanç artış oranı. Düzenli ve dengeli mi, dönemsel mi?
5.Borç/özsermaye oranı sağlam –zayıf?
6. Nakit toplamı: Nakit toplamı 16 dolar olan froto asla bunun altına düşmez.

AĞIR TEMPOLULAR
Temettü için alındığından düzenli ödeniyor mu? Artıyor mu? Temettü yüzdesi düşükse krizlerde de vermeyi sürdürebilir.
Orta Tempolular
Önemli olan hisse için ödediğiniz paradır. F/K oranı
Satın alınan yan kuruluşlar kazançları olumsuz etkiler mi?
Uzun vadeli büyüme hızı son yıllarda devam ediyor mu?
Ekonomik kriz ve durgunluktaki davranışları
Döngüsel Kuruluşlar
Stoklara ve arz-talep ilişkisine özellikle dikkat edin. Piyasaya yeni giren şirketleri izleyin.
Döngünün sonuna doüru işler canlanmaya başlayıp kazan. Er yüksek yüksek noktasına çıkınca F/K oranı düşecektir.
Bu sanayiyi tanıyorsanız nerede olduğunu bilirsiniz.(Araba 3-4 yıl aktif3-4 yıl pasif)
Ne zaman durgunluğa gireceğini tahmin etmek zordu.
Hızlı büyüyenler
Kazanç artışı beklenen ürün şirket ürünleri arasında büyük yer tutup tutmadığını araştırın. Son yıllardaki kazanç artışlını öğrenin %25 üstü kuşkuyla bak genelde moda sektörlerdir.
Hissenin F/K oranı büyüme hızına yakın mı?
Kuruluş yayılması hızlanıyor mu? Geçen yıl üç bu yıl 5 otel) Ama bu tıraş bıçağı gibi sürekli alınan ürünlerde çok önemli değildir.
Kuruluşun hisseleri yatırımcı kurumların portföyünde bulunmamalı Analistler henüz şirketin kokusunu almamış olmalılar.
Yeniden Canlananlar
Elinde nakit ne kadar? Borcu ne kadar? Yapısı nasıl? İflas durumunda hissedarlar ne kadar para klaı ve nasıl canlanacak?(Yan kuruluşları satarak mı vs)
Satışlar ve iş anlaşmaları artıyor mu?
Masraflar azaltılıyor mu?
Mal varlığı açısından zengin
Değeri nedir? Gizli mal varlığı var mı?
Kuruluşun borcu ne kadar?

Bu mal varlıklarının yararını görebilecek miyiz? 



Kaynak : Druars borsa notları paylaşımı

7 Aralık 2017

Uzun vadeli yatırımcılık iyimidir

Hisse.net'den sn. ctugrul'un arşivlik yazısı



Şimdi haliyle genç arkadaşlar merakla soruyorlar, uzun vadeli yatırım veya bazılarının söylemeyi sevdiği gibi, başka bir tür olan, temettü yatırımcılığı, bazılarına çekici geliyor bazılarına anlamsız. Kişiden kişiye anlamlı yada anlamsız gelmesinin bir sürü sebebi olabilir elbette. Kişilik özellikleri, beklentiler, oradan buradan duyulan hikayeler, belki kendilerine ait deneyimler, gözlemler vb.

Asloloan şu ki, her hastalığı iyileştiren bir ilaç olmadığı gibi, her zaman kazanmayı sağlayacak tek bir stratejide yok. Bu işin bir standart'ıda yok. Gulliver'in maceraları gibi, devlerin dünyasında cüce, cücelerin dünyasında dev olabilir aynı kişi. Kimine kazandıran kimine kaybettirebilir.

"Uzun vadeli yatırımcılık iyimidir?" sorusunu bana sorduğunuzda, "Üstüne strateji tanımam" yanıtını alırsınız ama örneğin forex'ten dünyaları götürmüş birilerine sorarsanız, saçmalık ötesi bir strateji olduğunu duyarsınız. Sanıyorum Peter Lynch idi, bu kişinin bir kitabı vardı, dünyanın en büyük yatırımcıları ile görüşüp stratejilerini sorguluyordu. O kitapta dahi, kazanmanın bin bir yolunu tercih etmiş ve başarmış kişileri görüyorsunuz. Bırakın uzun vadeli işlemi, çöp süpüren diye tasvir edilen stratejilerle çok ama çok kazanan kişiler görebilirsiniz.

Fakat hangisine bakarsanız bakın bir kaç ortak nokta görebiliyorsunuz,
- Sabır
- İşine olan hassasiyet
- Araştırma
- Sürekli takip
- Analiz 
- Yaptığı yatırımla evlenmeme, aşık olmama. Gerektiğinde yolları ayırabilme.
- Disiplin

Uzun vadeli yatırım ile ne anlıyor arkadaşlarımız bilmiyorum. Mesela acaba "Bir alırım yıllarca yatarım" mı? Yoksa "Alırım unuturum" mu? Yada "Ben temettüsünü alırım, gerisini başkası düşünsün" mü? 

Enflasyonun yüksek olmadığı, ekonomik stabilitenin olduğu bir ülkede, uzun vadeli yatırım yapmak, makul ve mantıklı. Hatta bu yolla ciddi birikimler sağlayıp, zengin olabilmekte olası. Ama koyduğunuz paranın değer kaybının süreklilik arz ettiği veya bırakın yılı ayı, bir gün içinde %3-5 hareketliliğin olduğu bir ülkede bu iş mantıklımı? Bunu gençlerin mutlaka sorgulaması lazım.

Bu konu sadede hisse senedi yatırımı konusu değil, dükkan, ev arsa vb. artık ne yatırımı ise hepsi için geçerli.
Mesela 2007 yılının Aralık ayının 7'sinde 300.000TL verdiniz, Çekmeköy'de ev aldınız. Şu an burada aynı evi 1.000.000TL'ye alıyorsunuz. Neredeyse 4 kat artmış değil mi?(Bunlar gerçek rakamlardır!)

Bakalım öylemi?
7 Aralık 2007 günü sizin 300.000TL'niz yaklaşık 255.000$(1$=1,17TL) ediyor. Yani bugünkü kura çevirdiğinizde 986.850TL(1$ = 3,87TL)
Eğer paranızı dolar faizine koysaydınız, hadi ortalama %3 olsun yıllık getiri, paranız bugüne kadar %35 kazanacaktı. Yani paranız 344.250$ olacaktı. Yani 1.332.250TL. 

Çekmeköy'de kira getirisinin dairenin fiyatını karşılama oranı 15 yıl idi 2007 fiyatları ile. Aldığımız tarihten bu yana 10 yıl geçtiğine göre kiradan 200.000TL aldınız şu ana kadar. Ne oldu paranızın değeri 1.000.000+200.000= 1.200.000TL. Hadi diyelim siz şanslısınız dairenizi birmilyona değilde 1.100.000TL'ye sattınız. 

Sonuç ne? TL bazında çılgın para kazandık görünürken, sadece dolar bazında yapılan hesapla en iyi ihtimalle el elde baş başta oluyor. Eskilerin deyimi ile bir arpa boyu dahi gitmedik 

E peki nrede bu uzun vadenin cazibesi? 

Peki, bazen günde %3-5 değişiklik olan bir ülkede kısa veya orta vade cazip mi? Eh günlük %3-5 kazanan taraftaysanız cazip. Değilseniz facia. Kazanan tarafta olma olasılığımız nedir?

Çok yakınlarda yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, verdiği kararların doğruluk oranı %70 olan yatırımcı oranı kaç biliyormusunuz? % 0(sıfır)Verdiği kararların doğruluk oranı %20 olan yatırımcı oranı kaç biliyormusunuz? % 80. 

Bu ne anlama geliyor? 
Şu anlama geliyor. Kim olursanız olun %70 doğruluk oranı ile işlem yapmanız mümkün değil ve verdiği kararların doğruluk oranı %20 olan yüz kişi içindeki seksen adamdan biriside sizsiniz. Geriye kalan 20 kişinin işi dahada vahim. Diğer bir deyişle aldığınız her 5 kararın sadece bir tanesi doğru olacak. 

Yüksek volatile olan bir ülkede bu şekilde karar vermek zorunda kalacağınız durum sayısı çok fazla olacak demektir. Stabil ekonomisi olan bir ülkede yaşayan sizin gibi bir yatırımcının onlarca katı fazla riskiniz ve bir o kadar da kaybetme olasılığınız var.

Uzun vadeli yatırımında öyle manyaklar gibi para kazandırmadığını gördük, ülkemizde.
Peki ne yapacağız? Sen ne demek istiyorsun? Ayrıca sende kimsin diye sorabilirsiniz.

Bir süredir bu forumda yazıyorum, o yüzden eski arkadaşlar beni az biraz biliyorlardır. Bilmeyen arkadaşlarımda, uzun vade, temettü, BES gibi başlıkların altında yazılarımı bulabilirler.

Ne yapacağız? Bu sorunun doğru cevabı kişinin kendisinde saklı. O yüzden yukarıda sordum; uzun vadeli yatırımdan ne anlıyorsunuz ne bekliyorsunuz diye.

Eğer beklentiniz çok zengin olayım, voleyi vurayım, falan ise uzun vade işi yanlış adres. Sizin için her yer yanlış adres zaten. Gidip at yarışı oynamanız, milli piyangoya dadanmanız veya mafyaya katılıp illegal işler yapmanız belki size daha çok fırsat tanıyacaktır, voleyi vurmanız konusunda. 

Böyle ülkelerde,yukarıda da açıklamaya çalıştım ne kısa vadede nede uzun vadede, küçük yatırımcı kimliği ile vole falan vuramazsınız, çok zengin olamazsınız. Yada olabilecek olan çok ama çok küçük azınlığın bir parçası olma olasılığınız çok ama çok az.

Uzun vadeli yatırım işinde öncelikli hedef, sizin çalışmadığınız zamanda, en çalıştığınız zaman kadarki standartlarızı tutturmak olmalı. Olaya ancak bu pencereden bakarsanız, uzun vadeli yatırım işi size anlamlı ve mantıklı gelebilir.

Örnek vermek gerekirse; eğer siz bir polis memuru iseniz ve maaşınız 3500TL ise ve bu maaş, insan gibi belli standartlarda yaşamanıza yeterli ise, öncelikli amacınız çalışamayacağınız yıllarda en az bu kadar para kazanmak olmalı. Hiç kimse, 3500TL kazanıp istediği standartlarda yaşarken, uzun vadeli yatırımcılıkla milyarder hadi daha mütevazi olalım mültimilyoner olmayı hedeflememeli. Hedefliyorsa, dediğim gibi bu, cafcaflı söylemi ile "mission impossible" durumudur.

Ama dedikya bu ülkede enflasyon var, size bu sene 3500TL getiren yatırım tutarınız gelecek sene %15 enflasyondan dolayı 2.975TL alım gücü ile dönecek. O halde ikinci hedefiniz, ilk hedefiniz olan size 3500TL getiri sağlayan yatırım tutarınızı enflasyona ezdirmeyecek bir birikime ulaştırmak. Ve bu enflasyona karşı ezilmeme hadisesini katı bir disiplinle uzun yıllar devam ettirebilmek.

Çok parası olanlar, anadan atadan kendisine birşey kalanlar veya bir şekilde risk alma lüksü olanlar için yazılmış bir yazı değildir bu bu arada. Bu başlığın ana hedefi olan aldığı maaşla geçinmeye çalışan "Beyaz Yaka" tabir ettiğimiz kişiler için yazılmıştır.

Uzun vade yatırımcılık, bu kitle için hayatını belli bir standartta devam ettirebilmenin en önemli anahtarlarından birisidir. 

Sevgiler


kaynak link : http://www.hisse.net/topluluk/showthread.php?t=11719&page=224

Borsada Yatırım ve Takip

Bu işin sabit bir formülü yoktur. Yatırım hem sanattır, hem bilim. Sayılara güvenmek iyi bir şey değildir.
Başarılı yatırımcının cesaret, disiplin ve sabır dışındaki özelliklerinden biride hisse senetlerinden çok kuruluşlarla ilgilenmesidir.

Yatırım yapacağın şirketleri tanımalısın ve edinebileceğin kadar bilgi edinmelisin.
Bir kuruluşu ne kadar iyi tanırsanız tanıyın yaptığınız yatırımın kar getirip getirmeyeceğini önceden tahmin edebilmeniz olanaksızdır. Ancak bir mağazayı, bankayı ya da otomobil fabrikasını başarılı ya da başarısız yapacak faktörlerin neler olduğunu bilirseniz kar sansınızı arttırabilirsiniz

Almadan önce bu şirketin ne yaptığını açıklayabilmen gerekir. Anlamadığın bir şirkete yatırım yapmamalısın.

Şirketlerle ilgili dosya tutulmalıdır.
Şirket çok iyi yönetilmeli
Şirket sallantıda olmamalıdır.(Borç ödenebilir olmalı)
Şirket  artan karlılıkta olmalıdır.(Büyüme çağında)
Şirketi incelerken kazançları ve olumlu yönlerini ortaya koyabilmelisin.
Şirketin geçmişte satışlarının neden arttığını inceleyin.
Şirketin gelecekte satışlarını artıp artmayacağını inceleyin
Şirket yöneticilerinin hisselerini alıp-almadığına bakın.
Şirketten ne beklediğini belirleyebilmek için onu sınıflamalısın(Yeniden yapılanan, döngüsel yavaş-orta-hızlı, zengin)

Yan kuruluş değeri hesaplama sabit bir değeri F/K  çarparak olur. Örneğin yan kuruluş 1 lira kazandırıyorsa finansa 10 ile, diğer bulunduğu sektöre göre 5-8 ile çarpılabilir.
Şirketin kasasındaki nakit hesaplamada kullanılmalıdır. X şirketi 2 lira iken kasasında 1 lira varsa hisseyi 1 liraya aldığını düşünebilirsin.

Froto  hisselerini almak için en uygun zaman 2. El araba fiyatları belirleyebilir.
2.el fiyatları düşerse bu piyasada satış olmadığı anlamına gelir. Eğer yükseliyorsa bu iyiye işarettir
Kuruluşun f/k mantıklı olsa da daha fazla yatırım için kazanç artısının işaret eden bir gösterge ararımalısın, kazanç artışının olası olmadığını gördüm ve bu hisselerden vazgeçerek daha iyi fırsatlar aradım.
Bir piyasanın canlanacağını düşünüyorsan etkilenecek şirketlere odaklan.

Bir işlemeye araştırırken genişleme olanağı olup olmadığına bakın.

BORSADA

Borsa için harcadığınız süre elinizdeki hisse senedi sayısına göre artar. Her hisse senede birkaç saatinizi alır. Bu süre yıllık 3aylık raporları okuyarak ve şirketleri arayıp son gelişmeler hakkında bilgi alarak geçirebilirsiniz
Düzenli aralıklarla kontrol edebileceğin kadar hissen olmalı.
Ekonomiye hiç kafa yorma, borsanın durumunu vurdumduymazlıkla izle.
Alımlarını aksatmadan düzenli aralıklarla yap.
Alım için veya beklemek için sebeplerin olmalı(Duygusal değil)
Hisse kazançlarının artmakta olduğundan emin olun.
Bazen almak için iyi bir hisse senedi bulunamayabilir ve elinizdekiler en iyilerdir.
Bir hissenin fiyatının değişmemesi onu elden çıkarmak için bir neden olmaz. Hatta daha fazla satın almak için iyi bir nedendir. Aldıktan bir yıl sonra bilançosunu gözden geçirdim ve daha iyiydi.
Fiyatları kazançlarından daha yüksek olan hisseler yatay gelişme gösterirler yada fiyatları, daha mantıklı bir düzeye gelence kadar düşer.
Durumları gittikçe düzelen şirketleri satmayıp şans tanımalısın(adel,Ttrakt)

TAKİP

Akıl defterin yanında olsun.
6 ayda 1 kez Chek Up
1.F/K oranı hala uygun mu?
2 kurulusun kazançlarını arttırabilecek yeni gelişmeler var mı?
3.Bilanço nasıl.
Sonuç
1. Durun eskisinde iyi--- Arttır.
2. Durum kötüye gitmiş---Azalt.
3. Durum aynı.--- tut yada dah iyileri araştır.

1. F/K hala uygun 2.

Şirket süperse bekleyebilirsin.
6. ayda tavsiye ettiğim kuruluşlardan daha iyileri var mı? (taşların altına bak)
X şirketinin fiyatı 2 katına çıktı şirket durumu çok iyidaha da al.
24 aylık check up.
Hisselerin fiyatlarının iniş-çıkışına kapılınca hissedar olmanın bir şirkete ortak olmak olduğunu unutabilirsiniz. Eğer bir iş hanınız varsa arada sırada dairelerin durumunu kontrol eder binanın bakımsız kalmamasına özen gösterirsiniz, işte aynen böyle elinizde bir kuruluşun hisse senetleri varsa gelişeleri yakından izlemelisiniz.
Hissenin fiytaı çok düşerse baştan aşağı göz gezdirin. Eğer şirketin durumu iyiyse hissenin %50 düşmesine sevinin. Önemli olan değer kaybetmesi değil, neden kaybettiğidir.

Bu dinamik bir süreçtir. Gerçek değerinin altında fiyatlardan satılan hisseleri ararım ve bunlar genellikle pek gözde olmayan sektör ya da sanayilerdir. Iki yıl süreyle yavaş büyüme gösteren sağlam şirketlerde almaya değecek hisse bulamadım.

Fiyatları gerçek değerinin üzerine çıkan riski az, sağlam kuruluların hisseleri genellikle düşer ya da bir-iki yıl yerinde sayar.

Hissenin fiyat uzun sure kazançların fazla üzerinde seyredemez.
Özdeğişler:
*Kısa vadede birkaç ay, hatta birkaç yıl boyunca bir şirketin başarısı ile hisse fiyatının hiç ilgisi olmayabilir. Uzun vadede ise şirketin başarısı ile hissenin başarısı arasında yüzde yüz doğru orantı vardır.
* Elinizde hangi hisse senetleri olduğunu ve bunları neden aldığınızı bilin.
*Uzun vadede yaptığınız yatırımlarda yanılma oranı yüksek olacaktır.
*Hisse senedi almak çocuk sahibi olmak gibidir. Bakamıyacaksanız almayın. 8-12 hisseyle ilgilenick vakit vardır, aynı anda pörtföyde 5 hisseyi geçmemelidir.

*Size karlı görülen hisse bulamıyorsanız paranızı bankada tutun.
*Bir şirketin mali durumunu iyice anlamadan yatırım yapmayın. En fazla zarar getiren hisseler bilançoları zayıf olanlardır. Borçları ödeme gücü mutlaka olmalıdır.

*Popüler sanayinin popular hisselerinden uzak durum. Fazla ilgi görmeyen ve büyümeyen sanayilerde yer alan büyük şirketler daima en fazl karı getirenlerdir.

*Küçük şirketlere yatırım yapıcaksanız once kar etmelerini bekleyin.
*Çok fazla hisse senedi bulunduran amatör yatırımcılar yoğunlaşma nın avantajından yoksundurlar. Bir yaşam boyu bir kaçtane yüksek kar sağlayna hisse bulmak sizin için yeterli olucaktır.
*Borsadaki düşüşler normaldir ve alın.

*Herkes borsada para kazanacak kadar zekidir. Ama herkesin eşit derecede cesur olduğu söylenemez. Eğer en ufak panikte elinizdeki bütün hisseleri satacaksanız borsadan uzak durun.
*hergün kaygılanacak bir şey bulunur. Hafta sonları oturup kara kara düşünmekten vazgeçin ve tvdeki kötü haberleri görmezden gelin. Hisse satacaksanız bu şirketin durumu kötü olduğu için olsun, dünyanın  sonu geldiği için değil.

*Kimse faiz oranlarının izleyeceği yönü, ekonominin gidisatini ya da borsanın gelecekteki durumunu önceden tahmin edemez. Bu tür tahminlere hiç kulak asmayın ve yatırım yaptığınız şirketlerdeki gelişmeler üzerinde durun.

*İyi bir şirketi aldığınızda zaman sizin yanınızdadır. Sabırlı olun.
* Almak için yükseleceğini hissetmekten çok daha iyi sebeplerin olmalıdır.
* Hisse senetlerini seçerken oldukça basit yöntemler kullan ve bu yöntemler uzmanların karmaşık stratejilerinden çok daha iyi sonuç verir.

* Boya kalemi ile çizilemeyecek fikirlere yatırım yapma. Karmaşık ve şüpheli girişimleri tercih eden hem amatör hem de profesyonel yetişkin borsacılar bunu unutmamalıdırlar
* Doğru yatırımı yaptığınızda çanların çalması diye bir şey yok,
*Başkalarına bu kuruluşun imal ettiği ürünü ya da sağladığı hizmeti bir ilkokul öğrencisinin anlayacağı basitlikte ve sürede anlatabilmen gerekir. İnsanın iyi bildiklerini alması bir çok profesyonel yatırımcının göz ardı ettiği bir olgudur.

*Bir kuruluş zarar ediyorsa alanlar zarar edecektirler, kar elde ediyorsa da aynı şekilde pozisyonun boyutu ne olursa olsun kar karşılığında satabilirler
* Hangi şirketin çok kazandıracağını tahmin edilememesi nedeniyle 5 kuralı uygula.
* Başarı için terlenmesi gerekir.
* Şirket ucuz diye alınmaz. Düşükse daha da düşmez diye bir kural yoktur.
* Şirket iyiyse temettüsünü her yıl arttırır, hizmet sektöründe ise iyi temettü verir.
* Şirket hala büyüme çağında olmalı. Küçükse kazancı daha büyük olur. Uzun vadede bunları almak daha karlıdır Şirketin adının çok duyulmamış olması da önemlidir. Uzun vadede en fazla getiren hisselerin borsa düşüşlerinde en fazla değeri kaybettikleri şaşmaz bir kuraldır.


Kaynak : Druars borsa notları paylaşımı